AKINCI33 : KAPATIYORUM BİLGİSAYARI DİNLEYİP ÇIKACAAĞIM İŞTEN BEKLİYORUZ | AKINCI33 : AYDIN33 VE BİZİ DİNLEYENLERE GELSİN | AKINCI33 : arkadaşlarım aydın33 ikizkemal ve masadaki oyun arkadaşlarım ilayda ve kadere gelsin | GuNaHkAr : tüm sevenlere gelsin | _HaNeDaN_ : canımdan çok sevdiğime gelsin ve sizlere gelsin iyi yayınlar | ayla : selam bu parça büttün okey oynayan arkadaşlara gelsin.teşekkür ederim | Aysun_Ic_Anadoluu : tüm dinliyenlere gelsin tşk ederim | Aysun_Ic_Anadoluu : tüm dinliyenlere gelsin tşk ederim iyi yayınlar | yaprak_inci : biri bey bizim coban yildizi odamiza güzel bir sarki calarmisin ibrahim tatlisesden sizede gelsin tsk ederim eger calarsaniz sevinirim | zeynebimmm : çoban yıldızı odasındaki tüm arkadaşlarıma sana ve bana gelsin olurmu biriiiii : tskler |

Kemoterapi


Kemoterapi hücre bölünmesine (mitoz) müdahele ederek etki gös­terir. Tipki radyoterapide oldugu gibi, kanser hücrelerinin bölünme­sini durdurmakta basarili oldugun­da, yenilenmeyen tümör hücreleri yaslanarak ölür.

Sitotoksik kemoterapi, daha çok radyoterapiye benzer sekilde, hem bölünmekte olan normal hücreleri hem de bölünmekte olan kanser hücrelerini etkiler. Kemoterapi ba­sarili oldugunda etkisi en çabuk, önceden hizla bölünen hücrelerin bulundugu kanserlerde ortaya çi­kar. Ayni sekilde yan etkileri de en çok, genellikle çok çabuk bölünen normal hücrelerin bulundugu doku ve organlarda belirgindir. Bunlar arasinda kan hücrelerinin yapim ye­ri olan kemik iligi, saç kökleri (folikül) ve barsagin iç çeperi bulunur.

Radyoterapide oldugu gibi kemoterapide de kanser hücrelerini öldürmek ile katlanilmasi zor yan etkilerden kaçinmak arasinda dog­ru dengenin kurulmasi gerekir. Neyse ki son yillarda kemoterapinin yan etkilerini pek çok kisinin düsündügünden daha az sorun ya­ratacak ölçüde azaltan önemli ge­lismeler kaydedilmistir. Gerçekten de artik bazi kemoterapi türleri hiç­bir rahatsiz edici belirtiye yol açma­maktadir. Bu kosullar altinda bazi arkadas ve akrabalarin hastalari kemoterapiyle ilgili çok olumsuz bek­lentilere sokmasi sasirtici bir du­rumdur.

Bazi baska ilaçlar kemoterapiyle etkilesime girebilir. Tedavinizden sorumlu onkologa kullandiginiz di­ger tüm ilaçlari söylemelisiniz.
Pek çok farkli sitotoksik ilaç ve bunlarin çok sayida kombinasyonu (birlestirilmis ilaç tedavileri) vardir. Bu kombinasyonlar çok farkli kan­ser türlerinde ve çok degisik kosul­larda kullanilabilmektedir. Genellik­le bazi kanser türleri digerlerine gö­re daha iyi yanit verir. Ayrica, tek tek ilaçlarin belli kanser türleri üze­rindeki etkileri de degiskendir. Hangi kanser türünde hangi kemo-terapilerin kullanildigini burada ay­rintilariyla anlatmak olanakli degil­se de, bu konuda bilgi edinmek is­teyenler “Yararli adresler” baslikli bölümde yer alan kaynaklara bas­vurabilir.

ilaçlarin kombine edilmesi (bir arada kullanilmasi)
Herhangi bir kanser türünde, çok etkili bir ilaç kullanilsa bile hücrele­rin bir kismi ölürken, bir kismi ilacadirenç gösterir. Tedavinin direnç nedeniyle basarisizliga ugrama ola­siligini azaltmak için, kemoterapile-rin çogunda kombinasyonlar kulla­nilir. Ayrica kombinasyonlarda veri­len ilaç dozu, ilaçlarin her biriyle ayri ayri gerçeklestirilen tedavide verilenden daha düsük tutulabilir ve böylelikle bazi yan etkilerden kaçinilabilir.

Kombinasyon kemoterapisi sira­sinda doktorunuz belirli bir kanser türüne karsi etkili olabilecek, ancak görece farkli yan etkilere yol açan ilaçlari seçmeyi hedefler. Ayrica hücre bölünmesinin farkli evreleri­ne müdahele eden ilaçlarin bir ara­da kullanilmasi da istenebilir. An­cak sonuçta seçilen kombinasyon, ayni kanser türü bulunan çok sayida hastanin tedavisinde daha önce kullanilmis ve en iyi sonuç vermis olan kombinasyondur.

Kemoterapinin uygulanmasi
Bazen kemoterapi agizdan verilebilirse de, siklikla toplardamar içine yapilan enjeksiyon yoluyla uygula­nir (intravenöz ya da IV). Kemote­rapi enjeksiyonunun basinda, test için kan veriyormus gibi hissedilir. ignenin yapildig bölgede serinlik ya da baska olagandisi duyumsa­malar da görülebilir.

Kemoterapi büyük olasilikla ara­likli olarak, belki de üç haftada bir ya da ayda iki kez, poliklinikte uy­gulanacaktir. Genellikle el ya da önkol üzerindeki bir toplardamara birkaç dakika ile birkaç saat arasin­da degisen sürelerle tek enjeksiyon ya da infüzyon (damla damla uygu­lama) seklinde uygulanir. Bazen enjeksiyonlar birkaç gün boyunca her gün tekrarlanir ve bazen de kürler arasinda iki-üç haftalik aralar birakilarak ilaç bir ya da birkaç gün boyunca sürekli infüzyonla verilir. Çok farkli tedavi programlari vardir.

Daha yogun ve toksik tedaviler­de hastanede kalmaniz gerekebilir. infüzyon biçiminde uygulanan kemoterapide genellikle hastanin ser­viste yatirilmasi gerekir; ancak ayni ilaçlarin vücuda baglanan küçük bir pompa yardimiyla evde uygulan­masi da olanaklidir. Bu yöntem özellikle uzun süreler boyunca sü­rekli infüzyon tedavisi görmesi ge­reken hastalar için yararlidir.

Uzun süreli infüzyona ya da çok sik araliklarla enjeksiyona gerek du­yan hastalarda “merkezi toplarda­mar kateteri” ya da bir “damar yo­lu” yerlestirilebilir. Bunlar esnek tüplerdir ve içte kalan uçlari gögüs­teki büyük bir toplardamara, dista kalan uçlari ise vücudun disina açi­lir. Böylelikle ilaçlar bunun içinden enjekte edilebilir. Dis uç, gögsün ön kisminda olabilecegi gibi (Hickman ya da Groshong kateterleri) çevresel (periferik) yerlestirilmis merkezi kateterler kullanildiginda koldaki toplardamarda da olabilir. Kimi zaman kateterin disa açilan ucu derinin disina çikartilmaz, bu­nun yerine cerrahi bir islem gerçek­lestirilerek, gögüs duvarindaki deri­nin altina, disaridan zor fark edilen küçük bir hazne olan giris noktasina tutturulur. Daha sonra derideki bu giris noktasindan enjeksiyon yapi­lir. Bu tür giris noktalari herkes için uygun degildir, ancak hastalar bu uygulamanin normal yasamlarini fazlaca etkilemedigini düsünmek­tedir. Kateter hastanede yerlestirilir ve sonra eve gidebilirsiniz. Çok en­der olarak kemoterapi kanserli ka­racigeri ya da uzvu besleyen atar­damara dogrudan yerlestirilen bir kateter araciligiyla uygulanir.

Her kemoterapi uygulamasi dö­nemine (ister tek enjeksiyon ister birkaç günlük tedavi olsun) genel­likle kür adi verilir, ancak bazen tek enjeksiyon ya da infüzyon olarak verildiginde ‘pulse tedavi’ (aralikli yogun tedavi) denir. Bu kürler her zaman özel egitimli personel tara­findan verilmelidir ve bu dönemde genellikle hastalarla uzmanlasmis hemsireler ilgilenir.

Kemoterapi ne kadar sürer ?
Kemoterapi tedavisinin süresi bir dizi etmene baglidir. Tamamen iyi­lestirme amaciyla ya da yardimci (adjuvan) tedavi olarak uygulandi­ginda, kemoterapinin süresi geç­misteki klinik deneyimler ve arastir­ma sonuçlari temelinde açikça bili­nebilir (elbette, tedavinin etkisiz oldugunu gösteren bir kanit yoksa). Kemoterapi yalnizca birkaç ay süre­bilecegi gibi, bir yil ve hatta daha uzun da sürebilir. Amaç belirtileri azaltmak ya da yasami uzatmaksa, tedavinin süresi kanser üzerindeki etkisine ve yan etkilere baglidir.

Yan etkiler
Günümüzde pek çok hasta kemote-rapinin ciddi yan etkilerinin az oldu­gu düsüncesindedir. Belki sizde de bazi yan etkiler gelisecektir, ama bunlar genelde ciddi degildir. Kulla­nilan ilaca, doza ve hastanin genel saglik durumuna göre yan etkilerin siddeti büyük degiskenlik gösterir. Yine de çok sayida ilaçta ortak olan bazi yan etkiler vardir. Tedavi kürle­ri arasindaki dönemler normal hüc­relerin (özellikle de kemik iligi hüc­relerinin) toparlanmasina izin verir; kemik iligi hücreleri diger hücreler­le karsilastirildiginda kemoterapiye daha duyarlidir.

Kan üzerindeki etkiler (niçin kan sayimi yapilmasi gerekiyor) ?
Ke­mik iligi degisik türde kan hücreleri üretir. Eritrositler (alyuvarlar) vücu­dumuza oksijen tasir, lökositler (ak­yuvarlar) enfeksiyonlarla savasir, trombositler ise kan damarlarindaki sizintilari pihti olusturarak tikar. Al­yuvar eksikligine anemi, akyuvar eksikligine lökopeni ve trombosit eksikligine ‘trombositopeni’ denir. Sitotoksik ilaçlarin çogu kemik iligi islevleri üzerinde (özellikle de lökosit ve trombosit üretimi üzerin­de) geçici etkilerde bulunur. Kemoterapinin en sik karsilasilan ve ge­nellikle de en fazla önem tasiyan yan etkisi kemik iligi üzerindeki toksik etkidir. Akyuvarlarin ve trombositlerin kandaki yogunluklari (ya da sayilari) kemoterapiden yak­lasik bir hafta sonra azalir ve azal­manin ölçüsü hem kullanilan ila­ca/ilaçlara hem de doza baglidir.
Lökopeni belirli bir agirlik düze­yine ulastiginda, hastada enfeksiyon riski artar ve bagisiklik sisteminin hastalikla bas edebilme becerisi aza­lir. Bu nedenle hastanin enfeksiyonlu kisilerle ya da kisa süre önce can­li asi yapilmis çocuklarla yakin tema­sa geçmemesi istenebilir. Ayrica ki­sisel temizliginize, dis ve deri baki­mina daha fazla önem vermeniz ve bakterilerin kan dolasimina karisma­sina neden olabileceginden, sivilce­lerinizi sikmamaniz da tavsiye edile­bilir. Bu tür önlemler özellikle yogun tedavi uygulanan hastalar açisindan daha önemlidir. Kemoterapi uygula­nan ya da kisa süre uygulanmis olan hastalar, herhangi bir asinin kendile­ri için uygun olup olmadigini ögren­melidir. Bu hastalarin genellikle can­li asilardan (canli organizma içeren asilar) kaçinmalari gerekir.

Kemoterapi uygulanan hastalar herhangi bir enfeksiyon bulgusunu (özellikle ates, terleme ve titreme) derhal doktora bildirmelidir. Böyle bir durumda hemen kan sayimi ya­pilir. Akyuvar sayiniz belirli bir dü­zeyin altindaysa, toplardamarlar araciligiyla genis bir etki yelpazesi olan bir antibiyotikle tedaviye bas­lanir ve böylelikle bir yandan hücre sayilarinin normale dönmesi bekle­nirken, bir yandan da vücudun ken­di bagisiklik sisteminin enfeksiyonla savasimina yardimci olunur.

Çok ender olarak trombositopeni öylesine derinlesir ki, hastada kolayca kanama ya da morarma olabilir; bu tür durumlarda da vakit geçirmeden doktora haber veril­melidir. Kemik iliginin toparlanma­si beklenirken gerekirse size trombosit verilebilir. Trombosit sayiniz düsükse, küçük yaralanmalardan bile kaçinmak için elinizden geleni yapmaniz gerekir. Kemoterapiye bagli anemi genellikle çok daha az acil bir sorundur. Ancak deride solukluga ve yorgunluk, halsizlik ve nefes darligi gibi belirtilere neden olabilir.

Normal kosullarda kan hücrele­rinin sayisi oldukça kisa sürede nor­male döner. Bir sonraki kemoterapi küründen önce sayilarin normale dönmesi önemlidir. Tersi durumda, sayilar normale dönene kadar teda­viyi ertelemek gerekebilir ve kimi zaman kemoterapi dozu azaltilabi­lir. Hücre sayilari düsükken yeni ke­moterapi uyulandiginda ciddi komplikasyonlarla karsilasma riski önemli ölçüde artar. Yukarida sayilan nedenlerle, her kemoterapi kü­ründen önce kan hücre sayilari mutlaka kontrol edilir.

Kimi zaman akyuvar sayisinin normale dönmesi için kemoterapi sonrasinda hastaya büyüme faktörü (koloni uyarici faktör olarak da bili­nir) uygulanabilir; alyuvarlarin üre­timini uyarmak için de epoetin ve­rilebilir. Ancak anemi genellikle kan nakli yapilarak kolaylikla düzeltile­bilir.

Bulanti/kusma
Bulanti ve kus­ma kemoterapinin iyi bilinen yan etkileri arasindadir; ancak günü­müzde bulanti ve kusma eskisine göre çok daha az sorun yaratir. Ba­zi ilaçlar çok az bulanti ve kusmaya yol açar ve hatta hiç açmaz. Eger bulanti ve kusmaya daha çok yol açan ilaçlar kullaniyorsaniz bu so­run genellikle modern bulanti önle­yici ilaçlarla (antiemetik olarak bili­nirler) önlenebilir ya da büyük ölçü­de azaltilabilir. Antiemetikler belir­tilerin gelismesini durdurmak ama­ciyla artik rutin olarak uygulanmak­ta ve bazen kemoterapiden bir gün önce verilmeye baslanmaktadir.

Saç kaybi
iyi bilinen bir diger yan etki de saç kaybi ya da alopesidir, ancak tüm kemoterapi ilaçlari bu yan etkiye yol açmaz. Saç foliküllerindeki (köklerindeki) hücreler hizli bölündüklerinden, saçlar kemoterapiye duyarlidir. Kimi zaman yalnizca az miktarda alopesi gelisir­ken, bazi ilaçlar saçlari tamamen dökebilir. Ayrica bazi hastalarin saçli derilerinde geçici duyarlilik da gelisebilir. Saç kaybi genellikle te­davinin baslamasindan 2.5 hafta sonra görülür. Kemoterapi bittikten sonra saçlar yeniden çikar (genel­likle de son kürden yaklasik 3 hafta sonra tekrar büyümeye baslar). Baslangiçta saçlarinizin önceki du­ruma göre daha kivrimli oldugunu fark edebilirsiniz. Kimi zaman ke­moterapi sirasinda da yeni saçlar çikabilir. Vücuttaki tüyler de dökü-lebilir, ancak en çok etkilenen ge­nellikle saçlarimizdir.

Neyse ki, son yillarda toplumun saç kaybina karsi tutumu büyük öl­çüde degismistir; belki kismen mo­danin degismesinden, kismen de kanser tedavisi sonrasinda saçlarini yitirmis kisileri görmeye alistigimiz ve onlar hakkinda daha çok yazi okudugumuzdandir. Saçlarinizi yitir­me düsüncesinin sizi üzmesi anlasi­labilir bir durumdur, ancak belki de bununla sandiginizdan çok daha ko­lay bas edeceginizi göreceksiniz.

Basinizi açik birakmak (gerçi gi­derek daha çok insan böyle yapiyor) sizi rahatsiz ediyorsa saçlariniz yeni­den çikana kadar peruk kullanabilir­siniz. Saçlariniz önemli ölçüde dö­külmeye basladiginda geri kalanlari tiras etmeniz ya da en azindan kisa kesmeniz genellikle iyi bir fikirdir.

Saç kaybini azaltmak için size “saçli deriyi dondurma” adi verilen bir teknik kullanmaniz önerilebilir. Bu teknikte kemoterapi enjeksiyo­nundan bir süre önce ve sonra son derece soguk bir baslik giyilir. So­guk baslik, saçli derideki kan da­marlarini büzüstürerek, saç kökle­rine daha az ilaç gitmesini saglar. islem herkese uygun degildir ve bazi hastalarda etkili olsa da, her zaman basarili olmaz. Kemoterapi süresini önemli ölçüde uzatir ve ra­hatsizlik verebilir.

Diger yan etkiler
Pek çok kisi kemoterapiden sonra bir iki gün boyunca (bazen daha uzun) kendini iyi hissetmez. Yorgunluk yakinmasiyla da oldukça sik karsilasilir ve yorgunluk kimi zaman oldukça uzun sürer. Yan etkilerin çogu ol­dukça kisa sürede geçerken, bir kis­mi uzun sürer ve çok ender olarak da kalici olur.

Kemoterapinin ender görülen yan etkilerinden birisi de enjeksi­yon bölgesindeki deri hasaridir. Ba­zi ilaçlar, toplardamardan sizip çev­re dokulara temas ettiklerinde, cid­di ülserlere yol açabilmektedir. Gü­nümüzde kemoterapi uygulayan görevliler son derece egitimlidir ve ilaçlarin uygulanmasi sirasinda bü­yük özen gösterilir. Yine de çok en­der olarak bu sorunla karsilasilabilir. Enjeksiyon devam ederken enjeksi­yonun giris bölgesinde herhangi bir agri ya da rahatsizlik hissettiginizde bunu hemen görevliye bildirmeniz gerekir, çünkü bu yakinmalar sizin­tinin ilk belirtisi olabilir.

Bazi kemoterapiler yumurtalik ya da testislerin normal çalismasini durudurabilir. Buna bagli olarak fertilite (dogurganlik) azalabilir ya da kisirlik gelisebilir; hatta bazi kadin­lar erken menopoza girebilir. Kisir kalmalarina yol açabilecek bir teda­viye baslamadan önce genç erkek hastalar, spermlerini sperm banka­sina yatirabilir. Dogurganligini yiti­recek olan bazi kadinlar ise, embri­yolarini özel hazirlanmis derin don­durucularda saklatabilir. Bunun için önce yumurtaliklarin yumurta üret­mesini saglayacak ilaçlar verilir; yu­murtalar es ya da donörden (verici) alinan spermlerle laboratuvarda döllenir. Bir diger seçenek de döl­lenmemis yumurtalarin saklanmasi-dir ama bunda basari orani çok dü­süktür.

Kemoterapinin baska pek çok olasi yan etkisi vardir ve bazi yan etkiler bazi ilaçlara özeldir. Öte yandan çogu hastanin bu yan etki­leri hiç yasamadigi ya da katlanil­maz bulmadigi rahatlikla söylenebi­lir. Benzer sekilde bu yan etkiler ba­sariyla tedavi edilebilir ve hatta ön­lenebilir. Daha yogun tedavilerde yan etkilerle karsilasma olasiligi ve yan etkilerin siddeti artar. Bunlar arasinda agizda ülser, gözde agri, sistit, ishal, tirnak degisiklikleri,uzuvlarda uyusma, döküntü, hafif bellek ve konsantrasyon bozukluk­lari ve depresyon bulunmaktadir. Çok ender olarak akciger, kalp ya da böbrek üzerinde yan etkiler gözle­nebilir veya uzun yillar sonra baska bir kanser gelisebilir. Tedavi sirasin­da size rahatsizlik veren her türlü belirtiyi bildirin; siklikla bu konuda yapilacak birseyler vardir. Elbette bu tür belirtilerin tümü kemoterapiden kaynaklanmaz ve baska olasi nedenlerin de degerlendirilmesi ge­rekebilir.

Kemoterapi görmeye baslaya­caksiniz, tüm bu olasi yan etkileri okumak sizi korkutabilir; ama pek çok hastanin kemoterapiler arasin­daki dönemde sosyal ve mesleki ya­samini normal olarak sürdürebildigi­ni unutmayin. Gerçekten de böyle davranan hastalarin kemoterapinin etkileriyle genellikle daha kolay bas edebildigi görülmektedir. Pek çok hasta, kemoterapinin beklediklerin­den daha az rahatsizlik verdigini dü­sünmektedir.


#

Kemoterapi

Kullanıcı Adı :Admin Cinsiyeti :Bayan Yaşı :28 İlgi Alanları :Arkadaşlık, Sohbet, Kitap Okuma, Film İzleme, Müzik Aradığı :Arkadaşlık, Sohbet, Okey Okey Puanları :1989 - 1989 - 1989 - 1989
1989 - 1989 - 1989 - 1989
Arkadaş Olarak Ekle (+) Şikayet Et (x)

GÖZ KIRP

MESAJ GÖNDER

ŞİKAYET ET

#

YORUM YAP

En fazla 200 karakter girebilirsiniz.
#
Arkadax.Com Tüm Hakları Saklıdır 2010-2011
Arkadax Portalında sohbet edebilir güzel arkadaşlıklar kurabilir okey oynayabilirsiniz.Bunlara Ek Olarak İçerik sistemimizde video izleyebilir oyun oynayabilir program indirebilirsiniz.google