
BEĞENİLEN YAZILAR
6762 kişi okumuş
Haydi Sende Oku
3668 kişi okumuş
Haydi Sende Oku
2914 kişi okumuş
Haydi Sende Oku
2426 kişi okumuş
Haydi Sende Oku
2293 kişi okumuş
Haydi Sende Oku
1764 kişi okumuş
Haydi Sende Oku
1621 kişi okumuş
Haydi Sende Oku
1595 kişi okumuş
Haydi Sende Oku
1098 kişi okumuş
Haydi Sende Oku
1087 kişi okumuş
Haydi Sende Oku

Kemoterapi
Kemoterapi hücre bölünmesine (mitoz) müdahele ederek etki gösterir. Tipki radyoterapide oldugu gibi, kanser hücrelerinin bölünmesini durdurmakta basarili oldugunda, yenilenmeyen tümör hücreleri yaslanarak ölür.
Sitotoksik kemoterapi, daha çok radyoterapiye benzer sekilde, hem bölünmekte olan normal hücreleri hem de bölünmekte olan kanser hücrelerini etkiler. Kemoterapi basarili oldugunda etkisi en çabuk, önceden hizla bölünen hücrelerin bulundugu kanserlerde ortaya çikar. Ayni sekilde yan etkileri de en çok, genellikle çok çabuk bölünen normal hücrelerin bulundugu doku ve organlarda belirgindir. Bunlar arasinda kan hücrelerinin yapim yeri olan kemik iligi, saç kökleri (folikül) ve barsagin iç çeperi bulunur.
Radyoterapide oldugu gibi kemoterapide de kanser hücrelerini öldürmek ile katlanilmasi zor yan etkilerden kaçinmak arasinda dogru dengenin kurulmasi gerekir. Neyse ki son yillarda kemoterapinin yan etkilerini pek çok kisinin düsündügünden daha az sorun yaratacak ölçüde azaltan önemli gelismeler kaydedilmistir. Gerçekten de artik bazi kemoterapi türleri hiçbir rahatsiz edici belirtiye yol açmamaktadir. Bu kosullar altinda bazi arkadas ve akrabalarin hastalari kemoterapiyle ilgili çok olumsuz beklentilere sokmasi sasirtici bir durumdur.
Bazi baska ilaçlar kemoterapiyle etkilesime girebilir. Tedavinizden sorumlu onkologa kullandiginiz diger tüm ilaçlari söylemelisiniz.
Pek çok farkli sitotoksik ilaç ve bunlarin çok sayida kombinasyonu (birlestirilmis ilaç tedavileri) vardir. Bu kombinasyonlar çok farkli kanser türlerinde ve çok degisik kosullarda kullanilabilmektedir. Genellikle bazi kanser türleri digerlerine göre daha iyi yanit verir. Ayrica, tek tek ilaçlarin belli kanser türleri üzerindeki etkileri de degiskendir. Hangi kanser türünde hangi kemo-terapilerin kullanildigini burada ayrintilariyla anlatmak olanakli degilse de, bu konuda bilgi edinmek isteyenler “Yararli adresler” baslikli bölümde yer alan kaynaklara basvurabilir.
ilaçlarin kombine edilmesi (bir arada kullanilmasi)
Herhangi bir kanser türünde, çok etkili bir ilaç kullanilsa bile hücrelerin bir kismi ölürken, bir kismi ilacadirenç gösterir. Tedavinin direnç nedeniyle basarisizliga ugrama olasiligini azaltmak için, kemoterapile-rin çogunda kombinasyonlar kullanilir. Ayrica kombinasyonlarda verilen ilaç dozu, ilaçlarin her biriyle ayri ayri gerçeklestirilen tedavide verilenden daha düsük tutulabilir ve böylelikle bazi yan etkilerden kaçinilabilir.
Kombinasyon kemoterapisi sirasinda doktorunuz belirli bir kanser türüne karsi etkili olabilecek, ancak görece farkli yan etkilere yol açan ilaçlari seçmeyi hedefler. Ayrica hücre bölünmesinin farkli evrelerine müdahele eden ilaçlarin bir arada kullanilmasi da istenebilir. Ancak sonuçta seçilen kombinasyon, ayni kanser türü bulunan çok sayida hastanin tedavisinde daha önce kullanilmis ve en iyi sonuç vermis olan kombinasyondur.
Kemoterapinin uygulanmasi
Bazen kemoterapi agizdan verilebilirse de, siklikla toplardamar içine yapilan enjeksiyon yoluyla uygulanir (intravenöz ya da IV). Kemoterapi enjeksiyonunun basinda, test için kan veriyormus gibi hissedilir. ignenin yapildig bölgede serinlik ya da baska olagandisi duyumsamalar da görülebilir.
Kemoterapi büyük olasilikla aralikli olarak, belki de üç haftada bir ya da ayda iki kez, poliklinikte uygulanacaktir. Genellikle el ya da önkol üzerindeki bir toplardamara birkaç dakika ile birkaç saat arasinda degisen sürelerle tek enjeksiyon ya da infüzyon (damla damla uygulama) seklinde uygulanir. Bazen enjeksiyonlar birkaç gün boyunca her gün tekrarlanir ve bazen de kürler arasinda iki-üç haftalik aralar birakilarak ilaç bir ya da birkaç gün boyunca sürekli infüzyonla verilir. Çok farkli tedavi programlari vardir.
Daha yogun ve toksik tedavilerde hastanede kalmaniz gerekebilir. infüzyon biçiminde uygulanan kemoterapide genellikle hastanin serviste yatirilmasi gerekir; ancak ayni ilaçlarin vücuda baglanan küçük bir pompa yardimiyla evde uygulanmasi da olanaklidir. Bu yöntem özellikle uzun süreler boyunca sürekli infüzyon tedavisi görmesi gereken hastalar için yararlidir.
Uzun süreli infüzyona ya da çok sik araliklarla enjeksiyona gerek duyan hastalarda “merkezi toplardamar kateteri” ya da bir “damar yolu” yerlestirilebilir. Bunlar esnek tüplerdir ve içte kalan uçlari gögüsteki büyük bir toplardamara, dista kalan uçlari ise vücudun disina açilir. Böylelikle ilaçlar bunun içinden enjekte edilebilir. Dis uç, gögsün ön kisminda olabilecegi gibi (Hickman ya da Groshong kateterleri) çevresel (periferik) yerlestirilmis merkezi kateterler kullanildiginda koldaki toplardamarda da olabilir. Kimi zaman kateterin disa açilan ucu derinin disina çikartilmaz, bunun yerine cerrahi bir islem gerçeklestirilerek, gögüs duvarindaki derinin altina, disaridan zor fark edilen küçük bir hazne olan giris noktasina tutturulur. Daha sonra derideki bu giris noktasindan enjeksiyon yapilir. Bu tür giris noktalari herkes için uygun degildir, ancak hastalar bu uygulamanin normal yasamlarini fazlaca etkilemedigini düsünmektedir. Kateter hastanede yerlestirilir ve sonra eve gidebilirsiniz. Çok ender olarak kemoterapi kanserli karacigeri ya da uzvu besleyen atardamara dogrudan yerlestirilen bir kateter araciligiyla uygulanir.
Her kemoterapi uygulamasi dönemine (ister tek enjeksiyon ister birkaç günlük tedavi olsun) genellikle kür adi verilir, ancak bazen tek enjeksiyon ya da infüzyon olarak verildiginde ‘pulse tedavi’ (aralikli yogun tedavi) denir. Bu kürler her zaman özel egitimli personel tarafindan verilmelidir ve bu dönemde genellikle hastalarla uzmanlasmis hemsireler ilgilenir.
Kemoterapi ne kadar sürer ?
Kemoterapi tedavisinin süresi bir dizi etmene baglidir. Tamamen iyilestirme amaciyla ya da yardimci (adjuvan) tedavi olarak uygulandiginda, kemoterapinin süresi geçmisteki klinik deneyimler ve arastirma sonuçlari temelinde açikça bilinebilir (elbette, tedavinin etkisiz oldugunu gösteren bir kanit yoksa). Kemoterapi yalnizca birkaç ay sürebilecegi gibi, bir yil ve hatta daha uzun da sürebilir. Amaç belirtileri azaltmak ya da yasami uzatmaksa, tedavinin süresi kanser üzerindeki etkisine ve yan etkilere baglidir.
Yan etkiler
Günümüzde pek çok hasta kemote-rapinin ciddi yan etkilerinin az oldugu düsüncesindedir. Belki sizde de bazi yan etkiler gelisecektir, ama bunlar genelde ciddi degildir. Kullanilan ilaca, doza ve hastanin genel saglik durumuna göre yan etkilerin siddeti büyük degiskenlik gösterir. Yine de çok sayida ilaçta ortak olan bazi yan etkiler vardir. Tedavi kürleri arasindaki dönemler normal hücrelerin (özellikle de kemik iligi hücrelerinin) toparlanmasina izin verir; kemik iligi hücreleri diger hücrelerle karsilastirildiginda kemoterapiye daha duyarlidir.
Kan üzerindeki etkiler (niçin kan sayimi yapilmasi gerekiyor) ?
Kemik iligi degisik türde kan hücreleri üretir. Eritrositler (alyuvarlar) vücudumuza oksijen tasir, lökositler (akyuvarlar) enfeksiyonlarla savasir, trombositler ise kan damarlarindaki sizintilari pihti olusturarak tikar. Alyuvar eksikligine anemi, akyuvar eksikligine lökopeni ve trombosit eksikligine ‘trombositopeni’ denir. Sitotoksik ilaçlarin çogu kemik iligi islevleri üzerinde (özellikle de lökosit ve trombosit üretimi üzerinde) geçici etkilerde bulunur. Kemoterapinin en sik karsilasilan ve genellikle de en fazla önem tasiyan yan etkisi kemik iligi üzerindeki toksik etkidir. Akyuvarlarin ve trombositlerin kandaki yogunluklari (ya da sayilari) kemoterapiden yaklasik bir hafta sonra azalir ve azalmanin ölçüsü hem kullanilan ilaca/ilaçlara hem de doza baglidir.
Lökopeni belirli bir agirlik düzeyine ulastiginda, hastada enfeksiyon riski artar ve bagisiklik sisteminin hastalikla bas edebilme becerisi azalir. Bu nedenle hastanin enfeksiyonlu kisilerle ya da kisa süre önce canli asi yapilmis çocuklarla yakin temasa geçmemesi istenebilir. Ayrica kisisel temizliginize, dis ve deri bakimina daha fazla önem vermeniz ve bakterilerin kan dolasimina karismasina neden olabileceginden, sivilcelerinizi sikmamaniz da tavsiye edilebilir. Bu tür önlemler özellikle yogun tedavi uygulanan hastalar açisindan daha önemlidir. Kemoterapi uygulanan ya da kisa süre uygulanmis olan hastalar, herhangi bir asinin kendileri için uygun olup olmadigini ögrenmelidir. Bu hastalarin genellikle canli asilardan (canli organizma içeren asilar) kaçinmalari gerekir.
Kemoterapi uygulanan hastalar herhangi bir enfeksiyon bulgusunu (özellikle ates, terleme ve titreme) derhal doktora bildirmelidir. Böyle bir durumda hemen kan sayimi yapilir. Akyuvar sayiniz belirli bir düzeyin altindaysa, toplardamarlar araciligiyla genis bir etki yelpazesi olan bir antibiyotikle tedaviye baslanir ve böylelikle bir yandan hücre sayilarinin normale dönmesi beklenirken, bir yandan da vücudun kendi bagisiklik sisteminin enfeksiyonla savasimina yardimci olunur.
Çok ender olarak trombositopeni öylesine derinlesir ki, hastada kolayca kanama ya da morarma olabilir; bu tür durumlarda da vakit geçirmeden doktora haber verilmelidir. Kemik iliginin toparlanmasi beklenirken gerekirse size trombosit verilebilir. Trombosit sayiniz düsükse, küçük yaralanmalardan bile kaçinmak için elinizden geleni yapmaniz gerekir. Kemoterapiye bagli anemi genellikle çok daha az acil bir sorundur. Ancak deride solukluga ve yorgunluk, halsizlik ve nefes darligi gibi belirtilere neden olabilir.
Normal kosullarda kan hücrelerinin sayisi oldukça kisa sürede normale döner. Bir sonraki kemoterapi küründen önce sayilarin normale dönmesi önemlidir. Tersi durumda, sayilar normale dönene kadar tedaviyi ertelemek gerekebilir ve kimi zaman kemoterapi dozu azaltilabilir. Hücre sayilari düsükken yeni kemoterapi uyulandiginda ciddi komplikasyonlarla karsilasma riski önemli ölçüde artar. Yukarida sayilan nedenlerle, her kemoterapi küründen önce kan hücre sayilari mutlaka kontrol edilir.
Kimi zaman akyuvar sayisinin normale dönmesi için kemoterapi sonrasinda hastaya büyüme faktörü (koloni uyarici faktör olarak da bilinir) uygulanabilir; alyuvarlarin üretimini uyarmak için de epoetin verilebilir. Ancak anemi genellikle kan nakli yapilarak kolaylikla düzeltilebilir.
Bulanti/kusma
Bulanti ve kusma kemoterapinin iyi bilinen yan etkileri arasindadir; ancak günümüzde bulanti ve kusma eskisine göre çok daha az sorun yaratir. Bazi ilaçlar çok az bulanti ve kusmaya yol açar ve hatta hiç açmaz. Eger bulanti ve kusmaya daha çok yol açan ilaçlar kullaniyorsaniz bu sorun genellikle modern bulanti önleyici ilaçlarla (antiemetik olarak bilinirler) önlenebilir ya da büyük ölçüde azaltilabilir. Antiemetikler belirtilerin gelismesini durdurmak amaciyla artik rutin olarak uygulanmakta ve bazen kemoterapiden bir gün önce verilmeye baslanmaktadir.
Saç kaybi
iyi bilinen bir diger yan etki de saç kaybi ya da alopesidir, ancak tüm kemoterapi ilaçlari bu yan etkiye yol açmaz. Saç foliküllerindeki (köklerindeki) hücreler hizli bölündüklerinden, saçlar kemoterapiye duyarlidir. Kimi zaman yalnizca az miktarda alopesi gelisirken, bazi ilaçlar saçlari tamamen dökebilir. Ayrica bazi hastalarin saçli derilerinde geçici duyarlilik da gelisebilir. Saç kaybi genellikle tedavinin baslamasindan 2.5 hafta sonra görülür. Kemoterapi bittikten sonra saçlar yeniden çikar (genellikle de son kürden yaklasik 3 hafta sonra tekrar büyümeye baslar). Baslangiçta saçlarinizin önceki duruma göre daha kivrimli oldugunu fark edebilirsiniz. Kimi zaman kemoterapi sirasinda da yeni saçlar çikabilir. Vücuttaki tüyler de dökü-lebilir, ancak en çok etkilenen genellikle saçlarimizdir.
Neyse ki, son yillarda toplumun saç kaybina karsi tutumu büyük ölçüde degismistir; belki kismen modanin degismesinden, kismen de kanser tedavisi sonrasinda saçlarini yitirmis kisileri görmeye alistigimiz ve onlar hakkinda daha çok yazi okudugumuzdandir. Saçlarinizi yitirme düsüncesinin sizi üzmesi anlasilabilir bir durumdur, ancak belki de bununla sandiginizdan çok daha kolay bas edeceginizi göreceksiniz.
Basinizi açik birakmak (gerçi giderek daha çok insan böyle yapiyor) sizi rahatsiz ediyorsa saçlariniz yeniden çikana kadar peruk kullanabilirsiniz. Saçlariniz önemli ölçüde dökülmeye basladiginda geri kalanlari tiras etmeniz ya da en azindan kisa kesmeniz genellikle iyi bir fikirdir.
Saç kaybini azaltmak için size “saçli deriyi dondurma” adi verilen bir teknik kullanmaniz önerilebilir. Bu teknikte kemoterapi enjeksiyonundan bir süre önce ve sonra son derece soguk bir baslik giyilir. Soguk baslik, saçli derideki kan damarlarini büzüstürerek, saç köklerine daha az ilaç gitmesini saglar. islem herkese uygun degildir ve bazi hastalarda etkili olsa da, her zaman basarili olmaz. Kemoterapi süresini önemli ölçüde uzatir ve rahatsizlik verebilir.
Diger yan etkiler
Pek çok kisi kemoterapiden sonra bir iki gün boyunca (bazen daha uzun) kendini iyi hissetmez. Yorgunluk yakinmasiyla da oldukça sik karsilasilir ve yorgunluk kimi zaman oldukça uzun sürer. Yan etkilerin çogu oldukça kisa sürede geçerken, bir kismi uzun sürer ve çok ender olarak da kalici olur.
Kemoterapinin ender görülen yan etkilerinden birisi de enjeksiyon bölgesindeki deri hasaridir. Bazi ilaçlar, toplardamardan sizip çevre dokulara temas ettiklerinde, ciddi ülserlere yol açabilmektedir. Günümüzde kemoterapi uygulayan görevliler son derece egitimlidir ve ilaçlarin uygulanmasi sirasinda büyük özen gösterilir. Yine de çok ender olarak bu sorunla karsilasilabilir. Enjeksiyon devam ederken enjeksiyonun giris bölgesinde herhangi bir agri ya da rahatsizlik hissettiginizde bunu hemen görevliye bildirmeniz gerekir, çünkü bu yakinmalar sizintinin ilk belirtisi olabilir.
Bazi kemoterapiler yumurtalik ya da testislerin normal çalismasini durudurabilir. Buna bagli olarak fertilite (dogurganlik) azalabilir ya da kisirlik gelisebilir; hatta bazi kadinlar erken menopoza girebilir. Kisir kalmalarina yol açabilecek bir tedaviye baslamadan önce genç erkek hastalar, spermlerini sperm bankasina yatirabilir. Dogurganligini yitirecek olan bazi kadinlar ise, embriyolarini özel hazirlanmis derin dondurucularda saklatabilir. Bunun için önce yumurtaliklarin yumurta üretmesini saglayacak ilaçlar verilir; yumurtalar es ya da donörden (verici) alinan spermlerle laboratuvarda döllenir. Bir diger seçenek de döllenmemis yumurtalarin saklanmasi-dir ama bunda basari orani çok düsüktür.
Kemoterapinin baska pek çok olasi yan etkisi vardir ve bazi yan etkiler bazi ilaçlara özeldir. Öte yandan çogu hastanin bu yan etkileri hiç yasamadigi ya da katlanilmaz bulmadigi rahatlikla söylenebilir. Benzer sekilde bu yan etkiler basariyla tedavi edilebilir ve hatta önlenebilir. Daha yogun tedavilerde yan etkilerle karsilasma olasiligi ve yan etkilerin siddeti artar. Bunlar arasinda agizda ülser, gözde agri, sistit, ishal, tirnak degisiklikleri,uzuvlarda uyusma, döküntü, hafif bellek ve konsantrasyon bozukluklari ve depresyon bulunmaktadir. Çok ender olarak akciger, kalp ya da böbrek üzerinde yan etkiler gözlenebilir veya uzun yillar sonra baska bir kanser gelisebilir. Tedavi sirasinda size rahatsizlik veren her türlü belirtiyi bildirin; siklikla bu konuda yapilacak birseyler vardir. Elbette bu tür belirtilerin tümü kemoterapiden kaynaklanmaz ve baska olasi nedenlerin de degerlendirilmesi gerekebilir.
Kemoterapi görmeye baslayacaksiniz, tüm bu olasi yan etkileri okumak sizi korkutabilir; ama pek çok hastanin kemoterapiler arasindaki dönemde sosyal ve mesleki yasamini normal olarak sürdürebildigini unutmayin. Gerçekten de böyle davranan hastalarin kemoterapinin etkileriyle genellikle daha kolay bas edebildigi görülmektedir. Pek çok hasta, kemoterapinin beklediklerinden daha az rahatsizlik verdigini düsünmektedir.
Kemoterapi
Kullanıcı Adı :Admin
Cinsiyeti :Bayan
Yaşı :28
İlgi Alanları :Arkadaşlık, Sohbet, Kitap Okuma, Film İzleme, Müzik
Aradığı :Arkadaşlık, Sohbet, Okey
Okey Puanları :1989 - 1989 - 1989 - 19891989 - 1989 - 1989 - 1989
YORUM YAP



En fazla 200 karakter girebilirsiniz.
BENZER YAZILAR
Panik Atak hastaligiPanik Atak hastaliginin tüm detaylari isimli yazıylada ilgilenebilirsiniz
Selülitlerden rezeneSelülitlerden rezene kürüyle kurtulun isimli yazıylada ilgilenebilirsiniz
Farkli Öpüsme sekillFarkli Öpüsme sekilleri isimli yazıylada ilgilenebilirsiniz
Cinsel Yasami Yok EdCinsel Yasami Yok Eden Etmenler isimli yazıylada ilgilenebilirsiniz
Erken Bosalmanin NedErken Bosalmanin Nedenleri isimli yazıylada ilgilenebilirsiniz
ARKADAX ARA
Cinsiyetim :
Yaş Aralığı :
Aradığım Cinsiyet :
Yaşadığı Yer :
Fotoğraflı :
Online :
İlişkiye Açık :
YENİ EKLENEN YAZILAR
- Çule İbrahim Hakkı
- Çorlulu Ali Paşa
- Çolpan İlhan
- Çolpan
- Çokan Velihanov
- Çiçero
- Çevik Bir
- Çetin Ziylan

